Bilim insanları Evrim Sempozyumu’nu değerlendirdi

17-18 Aralık’ta Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleşen III. Evrim, Bilim ve Eğitim Sempozyumu büyük ilgi gördü. Yaklaşık 1200 kişi oturumlara girmek için salonda kayıt yaptırırken, zaman zaman salonda yer kalmaması nedeniyle fuaye salonuna ve başka bir salona görüntüler aynı anda aktarıldı. Büyük bir coşku ile tamamlanan sempozyumu sempozyuma katılan akademisyenler değerlendirdi.

Üniversite Konseyleri Derneği (ÜKD) tarafından düzenlenen sempozyuma Türk Tabipler Birliği, Ankara Tabip Odası ve İstanbul Eczacı Odası da destek verirken, sempozyumda insan evrimi, moleküler evrim, ekoloji ve evrim, evrim öğretimi, biyoloji felsefesi başlıkları ele alındı. Bilimsel düşünceyi daha fazla yaygınlaştırmak amacıyla örgütlenen sempozyuma üç binin üzerinde başvuru yapılırken, 1200 kişi sempozyumun yapıldığı merkeze gelip çeşitli oturumlara katıldı. Birçok oturumda sempozyumun yapıldığı ana salona sığılamazken, sempozyuma katılan yüzlerce öğrenci ve akademisyen oturumları büyük bir ilgi ile izlediler.

“Sempozyum evrimsel biyolojiye ilgiyi gösteriyor”
Türkiye’den evrim çalışmalarında önemli isimleri biraraya getiren sempozyumun açılış dersini Ergi Deniz Özsoy yaptı. "Tarihsel Süreçte Evrim" başlıklı konuşmasıyla açılış dersini veren Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Özsoy, sempozyum sonrasında yaptığı değerlendirmede, sempozyumun oldukça başarılı geçtiğini vurgularken, şöyle konuştu: “Katılımın çok yoğun olması ve sempozyum boyunca bu yoğunluğun devam etmesi, Türkiye’de evrimsel biyolojiye ilginin artış ve ciddiyetini ifade etmekteydi. Ciddiyetini ifade etmekteydi zira sunumların büyük çoğunluğu bilimsel içereği yüksek konuları içermekteydi. Evrimsel biyolojiyi uygun yöntemleriyle çalışan genç bilim insanlarının çalıştıkları orijinal konuların sonuçlarını sunumlarıyla paylaşmaları, evrimsel biyolojinin Türkiye’deki biyolojik sorunlara çözüm yolları üretmesinin sevindirici bir göstergesiydi.”

Özsoy yaptığı değerlendirmede, popüler evrimci Richard Dawkins’in telekonferans yoluyla sempozyuma katılımının ilgi çekici olduğuna da dikkat çekerken, “Dawkins, evrimsel biyoloji bilgisinin genişliğiyle orantılı biçimde, canlı evriminin olgularını bütün netliğiyle ortaya koyduğu güzel bir konuşma yaptı” dedi. Dawkins’in konuşmasının biyoloji bilgisinin doluluğuna karşın, evrim karşıtlığının toplumsal ve tarihsel nedenlerine işaret etmekte yüzeysel kaldığını ifade eden Özsoy, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: “Bununla birlikte, özellikle Erhan Nalçacı’nın kapanış konuşmasında ele aldığı kimi hususlar, iki günlük sunumlarla birlikte göz önüne alındığında, naif evrimciliğin teğet geçtiği bu durumu telafi etmiştir denebilir. Sonuç itibarıyla, verimli geçen bir evrim sempozyumunu daha geride bırakmış olduk. Darısı devamına ve örnek olacağı benzerlerine diyelim!”

“Ülkemizde evrim çalışan değerli bilim insanları var”
Sempozyumda "Evrim Teorisi Kapsamında Bilim Nedir, Ne Değildir?" başlıklı bildirisini sunan, ODTÜ öğretim üyesi Mahinur S. Akkaya sempozyuma ilişkin değerlendirmesinde üçüncü sempozyumum geçmişte yapılanlara göre hem konuşmacılar hem de dinleyicler açısından daha çok katılımlı olmasının ilk öne çıkan özelliği olduğunu vurguladı. Sempozyumun çok başarılı geçtiğine değinen ve konuşmacıların son derece net ve bilgilendirici sunumlar yaptığını ifade eden Akkaya değerlendirmesinde şu sözlere yer verdi: “Benim için bu sempozyumun en heyecanlı yanı ise, ülkemizde de evrim konusunda doğrudan bilimsel çalışmalar yapan çok değerli bilim insanları olduğunu, üst düzey bilimsel araştırmalar yaptıklarını görmüş olmamdır. Ek olarak, sempozyumun önemli unsurlarından biri de, büyük evrim bilimcisi Richard Dawkins’in sempozyuma -telekonferans yoluyla da olsa- katılarak ‘evrim gerçeğini’ olağanüstü ve bende herzaman hayranlık uyandıran ‘net-düşünce’ gücü ile bizimle paylaşmasıydı.”

“Evrimi anlamak bilimi anlamaktır”
Akkaya evrimi anlamanın bilimi de anlamak olduğuna dikkat çekerken, neredeyse yarım asırdır, ülkemizde evrim karşıtlığının sistematik olarak yaygınlaştırıldığını ifade ederek şunları kaydetti: “Öyle ki son günlerde amacı ‘evrimi anlamak ve anlatmak’ olan olan web sitesinin kapatıldığını, sonrasında ancak itiraz sonucu açıldığını üzülerek öğreniyoruz. Evrim karşıtlığının, aydınlanmanın ilk başladığı 17. yüzyıldaki gök bilim karşıtlığından bir farkı yoktur. Ve biliyoruz ki, gök bilim karşıtlığı bilimin sunduğu gerçekler karşısında kaçınılmaz bir şekilde ufalanmıştır. Evrim karşıtlığının da ancak ve asla ödün vermeden bilimsel olana bağlı kalarak yok edileceğinden kuşkum yok. Çünkü, insanlık hakettiği sömürüsüz yaşama ancak kanıta dayalı bilimsel düşünce ve davranış biçimleri yaygınlaştıkça kavuşacaktır.”

“Evrim tek başına, bilimsel, teknik alana hapsedilemez”
Sempozyuma "Derin Homoloji" başlıklı bildirisi ile katılan İstanbul Üniversitesi’nden Çağatay Tarhan ise yaptığı değerlendirmede sempozyuma yönelik ilgiye dikkat çekerken, evrim karşıtı bir grubun sempozyum sonrasındaki çarpıtmalarına dikkat çekti. Tarhan televizyonda yapılan bir programa değinerek, programda çarpıtma, eksik bilgi verme gibi klasik tarzın dışında pek birşey olmadığını söylerken, “Fakat bunun pazarlamasını çok iyi yapıyorlar, bu anlamda ciddiye alınması gerektiğini düşünüyorum” dedi. Tarhan, evrim karşıtı kesimden kimi grupların evrimi kabullenme anlamında bazı kıpırdanmalar gösterdiğini söylerken, bu durumun ana akım karşıt grupta rahatsızlık yarattığını ve ki "kendinize gelin" tarzında açıklamalar yapıldığını ifade etti. Tarhan açıklamasında şu sözlere yer verdi: “Fakat bu uyarmalar daha çok evrimin Marxizm, Darwinci toplum yapısı ve totaliter ideolojilerin sorumlusu olması üzerinden gidiyor. Bakın bu adamlarla aynı fikre varıyorsunuz der gibi. Bu, bir yandan, evrimin niçin başlı başına bilimsel, teknik alana hapsedilmemesi gerektiğine ilişkin bakışı güçlendiriyor. Evrim şahsında sınıfsız, eşitlikçi dünya görüşü de mahkum edilmeye çalışılmakta örneğin Nazizm'le bir tutulmakla ve hatta kapitalizmin yol açtığı toplumsal çürümüşlüğün sorumlusuymuş gibi gösterilmekte. Bu konulardaki konuşma, söyleşi ve yazılarda bu durumun üstünde daha çok durulması gerektiğini düşünüyorum.”

III. Evrim, Bilim ve Eğitim sempozyumunun tamamlanmasının ardından sempozyum Düzenleme Kurulu şimdi sempozyum bildirilerinden oluşan kitabın basılması ve sempozyumda kayıt altına alınan sunuların internet sitesine yüklenmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Düzenleme Kurulu sempozyumun web sitesinde de “III. Evrim, Bilim ve Eğitim Sempozyumu’nun Ardından” başlıklı bir değerlendirme yazısı yayınladı.

*Bu yazı 25 Aralık 2011 tarihinde soL-Bilim'de yayınlanmıştır.